Bazen hayat tam anlamıyla bunaltıcı olur. İşyerindesinizdir. Sabah hava yağmurlu ve kapalı diye kalın giymişsinizdir ama hava 26 derece olmaya karar vermiştir. Masanız ofisin güney cephesi camının tam yanındadır. Zaten en ufak ışığa bile tepki veren gözleriniz Haliçten yansıyan akşam güneşinin ışıkları ile sizi migren diyarına çağırmaktadır. Havalandırma çalışmaz, çalışsa bile takvimler Kasım ayını gösterdiğinden ısıtmaya ayarlanmıştır merkezi sistem. Soğuk su içmekten mideniz ağrımaya başlar.
Bir sürü mail gelir, bir sürü mail gider. Onaylar, revizyonlar, kaçan deadlinelar, faxlar, medya takipleri
İşinizin haftasonu Pazar gününüzü tamamen yiyeceğini düşünerek iyice karartırsınız içinizi. Çalan ritmik şarkılar bile aptalca gelir o an. Bir an durup ofisin ortasında yeterrrr! demek istersiniz, taaa Ankaradan gelen arkadaşınızı bile göremeyeceksinizdir çünkü.
Acaba Cumartesi onu görebilecek miyim? diye düşünü

Ya görüşemezsek kurdu düşürürsünüz içinize. Aklınıza bir önceki gün ofise gelişi gelir, gülümsersiniz kendi kendinize. Yaptıkları, söyledikleri, söylemediklerini yeniden yaşayı

onu yanınızda istersiniz o an. Keşke şimdi yanımda olsa, ama buradan çoooook uzakta olsak dersiniz. Sadece balıkçıların ve kapılarının önünde tavla oynayan şarküteri sahibi hoşsohbet yaşlı amcaların olduğu bir güney kasabasında mesela.
Tüm bunları düşündükçe ofis duvarları üzerinize gelmeye başlar, başınız ağrır, nefesiniz tıkanır, üstünüzdeki gömlek bile fazla gelmeye başlar. Kravatınızı çıkarı

çekmecenize atarsınız o an. Şimdi çıkı

gitsem ne güzel olurdu dersiniz.
Ve tam o anda, bir mesaj sesi duyulur cep telefonunuzdan. Yine kesin ya AVEAdır ya da Migros diye tiksintiyle elinize alırsınız telefonu, bakmadan açarsınız mesajı ön yargıyla. Bilerek biraz erteleyip telefonu yeniden elinize alırsınız ve mesajı okursunuz
Ve birden içinizden zı

layan bordo bir Meksika fasulyesi olmak geliverir
(ÇÜNKÜ NORMAL YOLLARLA BU SEVİNCİ ANLATMANIN YOLU YOKTUR)
--
The dream was always running ahead of me. To catch up, to live for a moment in unison with it, that was the miracle. (Anais Nin)
--
The Angles Think Of You!
PSYBARON
Carnia Design Official Web Site:[link]
--
--
"Vivre ma vie comme un gitan, Avoir la musique dans le sang, Et pour l'amour n'avoir dans la peau, Qu'une seule femme à la fois"
[link]
--
I tagged you
--
300409
Previous Page12345...Next Page